ODTÜ’de 14. LGBTİQ+ Onur Yürüyüşü: “Trans İnat” ile Eşitlik Mücadelesi

ODTÜ'de 14. LGBTİQ+ Onur Yürüyüşü:

4 Haziran 2026 tarihinde Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) öğrencileri, 14. Onur Yürüyüşü’nü büyük bir coşkuyla gerçekleştirdi. Bu yılki yürüyüş “Trans İnat” temasıyla, cinsiyet uyum süreçlerinin zorluğuna dikkat çekerek, kampüs içinde gerçekleştirildi. Öğrenciler, yaptıkları basın açıklamasında, “Ekonomik eşitsizlikler derinleşirken en çok etkilenen yine LGBTİ+ bireyler oluyor. ‘Aile On Yılı’ adı altında meşrulaştırılmaya çalışılan nefret politikaları, başta translar olmak üzere LGBTİ+ bireyleri her geçen gün daha da yalnız, güvencesiz ve kırılgan hale getiriyor.” ifadelerine yer verdiler.

Yürüyüş sırasında “Devlet elini hormonumdan çek!”, “Nefrete inat yaşasın hayat!”, “Aile yılı değil direniş yılı!”, “Kayyımlar gidecek, biz kalacağız!” gibi sloganlar atıldı. Öğrenciler, cinsiyet uyum süreçlerinin zorlaştırıldığına ve hormon erişiminin engellendiğine dikkat çekerek, artan trans+ cinayetleri ve intiharlarına karşı seslerini yükselttiler. “AKP elini hormonumdan çek!” sloganları eşliğinde, açıklamalarında şu ifadeleri kullandılar: “Devlet eliyle yaratılan sağlık krizini teşhir ediyoruz! LGBTİ+ bireyleri ve kadınları hedef alan, sağlık hizmetlerinden dışlayan, erişimi zorlaştıran ve haklarını kısıtlayan politikalar kamusal bir sağlık krizine dönüşmüştür. İktidar, transları kamusal yaşamdan dışlamanın ötesinde, bedenlerimiz üzerinde denetim kurmaya çalışıyor. Amaçları yaşamlarımızı kontrol altına almak ve görünmez kılmaktır. Cinsiyet uyum süreçlerine getirilen kısıtlamalar bilimsel değil, ideolojiktir. Hormon yaşının 21’e yükseltilmesini, cinsiyet uyum süreçlerine getirilen engelleri ve tüm bu insan haklarına aykırı uygulamaları kabul etmiyoruz. Ayrımcılıktan uzak ve erişilebilir sağlık hizmetleri talep ediyoruz. Trans inadı direnişimizle haykırmaya devam edeceğiz. Yasalarınıza, yasaklarınıza, nefretinize karşı TRANS İNAT!”

Basın açıklamasının devamında, “ODTÜ öğrencileri olarak 14. ODTÜ Onur Yürüyüşü’nde buradayız. Kampüsümüzden mücadelenin sesini yükseltiyoruz! Cinsiyet uyum süreçlerine getirilen hukuksuz yasaklara, hormona erişimin zorlaştırılmasına ve devlet eliyle kurumsallaştırılan nefret politikalarına karşı inadına direniyoruz! Bizi ‘sapkınlık’, ‘bela’, ‘tehdit’ gibi söylemlerle hedef göstermeye çalışan LGBTİ+ karşıtı politikaları çok iyi biliyoruz. Mika Raun, Mükremin Gezgin, Murat Övüç ve Arya Bektaş’ın gözaltına alınması, LGBTİ+ bireylerinin kamusal alandaki varlığını kriminalize etmeye çalışan politikaların bir sonucudur. Uyuşturucu operasyonu ya da kamu düzeni gibi söylemlerle yürütülen hedef göstermeleri kabul etmiyoruz. Lubunyaların açık kimlikle var olmasının cezalandırılmasına karşı inadına direniyoruz. Ekonomik eşitsizlikler derinleşirken, en çok etkilenen yine LGBTİ+ bireyler oluyor. ‘Aile On Yılı’ adı altında meşrulaştırılmaya çalışılan nefret politikaları, LGBTİ+ bireyleri her geçen gün daha yalnız ve güvencesiz bırakmaktadır. Kimlikleri nedeniyle barınma, çalışma, sağlık ve eğitim haklarından mahrum bırakılan bireyler sistematik biçimde yoksullaştırılmaktadır. Bugün birçok LGBTİ+ bireye dayatılan seçenek ya görünmez olmak ya da güvencesizlikle yaşamaktır. Bu dayatmayı kabul etmiyor, ayrımcılıktan uzak istihdam talep ediyoruz.” şeklinde ifade ettiler.

Yürüyüş, katılımcıların coşkusu ve kararlılığı ile sona erdi. LGBTİ+ hakları için eşitlik mücadelesi devam edecek.